Merhabalar! Yaklaşık 2 yıl boyunca okulda maruz kaldığım "aa ne bu?", "autodesk mi?", "ney?", "autorevits ha?", "hmm anlautodesk revitmax ?!" ve takibinde hiç şaşmadan gelişen: "archicad gibi mi?", "haa Allplan da yapiyo bunu", "render'i nasil?", "koyun yüklü kamyon blok'u var mı bunda? kesitini alsak baksak koyunlar zarar görür mü? Ağlarlar mı?" şeklindeki diyaloglarından bıkmakta olan ben, aşağıdaki satırları büyük bir keyifle yazdım : ) . Buyrun...

Autodesk Revit Building ülkemizde pek tanınmayan fakat özellikle son iki yılda AEC (Architecture Engineering Construction) yazılımları pazarında oldukça agresif bir şekilde payını arttırmasıyla yakın gelecekte Türkiye pazarında(!) da etkin duruma gelmesi kuvvetle muhtemel bir yazılımdır.
Revit'i, bugunlerde ciddi bir popülarite kazanmaya başlayan BIM kavramıyla birlikte ele almakta yarar var. BIM yani Building Information Modelling (Yapı Bilgi Sistemi olarak türkçeleştirenler de var) Autodesk'in bastırmasıyla kabul görmüş bir soyutlama aslında: Yani yapıyı oluşturan bileşenlerin tüm ilgili içerikleriyle birlikte modellenmesi (tanımlanması) işi. Özünde nesne yönelimli bir anlayış olup mimarlık,mühendislik gibi disiplinlerin özelinde ortaya çıkmış olguları el verdiği ölçüde nesneleştirir.
Basitleştirirsek BIM anlayışında artık polyline'larla değil onların temsil ettiği duvar'lar döşemeler, kolonlar, ağaçlar, kamyonlar(!) gibi nesnelerle calismak durumundasınızdır. Sözü geçen her nesne (kapı,duvar) belirli (veya sonradan belirlenen) özelliklere (property) sahiptir. Modelleme sürecinde bu nesnelerin özelliklerini değiştirerek "sanal bir yapı" tanımlarsınız. Aslına bakarsanız bu kavramların hiç biri yeni değil. Uçak ve otomotiv endüstrisi yıllardır "akıllı" obje yönelimli modelleme yazılımlarından faydalanıyor. Makine mühendisleri için de durum böyle. Ancak yapı sektörü "doğası" gereği biraz hantal olduğundan bu tür bir devrimi henüz kucaklayamadı. Fakat belirttiğim gibi bu durum da artık değişiyor; teknolojik donanımın yaygınlaşması ve biraz da Autodesk'in pazarlama gücü sayesinde bir bakıyorsunuz BIM gibi fiyakalı etiketler her yerde boy göstermeye başlıyor. Oysa Graphisoft, BIM kavramının Autodesk tarafından ortaya atılmasından yaklaşık 15 yıl önce bu kavramın üzerine temellendirdiği yazılımını piyasaya sürmüştü: ArchiCAD!
Toparlarsak adı ister BIM olsun ister Virtual Building (Graphisoft'un tanımı) işin özünde tasarladığınız yapının temsil araçlarından (plan, kesit, görünüş, vs) uzaklaşıp, o yapının fiziksel bileşenlerini sanal ortamda modellemek (tanımlamak) var. Bu sayede oluşan Modelden istediğiniz temsili elde etmeniz mümkün olacaktır (Halk arasında dönder dönder render al, ordan kes burdan bak, bi tuşa bas hooooop çıksın metraj olarak efsaneleşen olay aslında budur. Yersizdir, abartılıdır kanmayın :)
Revit'e geri dönmeden önce şu BIM olayını biraz daha eşmek istiyorum lakin önemli bir konudur. Kanaatimce modelleme söz konusu olduğunda, "render almak", malzeme atamak, 3d max/viz gibi daraltılmış düşünce baloncukları peydah olmaya pek bir meyillidir. Bu durum kaçınılmaz bir şekilde "model"in, 3B görselleme (visualization) çalışmaları dışında bir kullanım bulamamasına yol açmaktadır. Oysa ki yarattığınız bina modeli, içerdiği nesnelerin özelliklerine yapılacak herhangi bir basit sorgulamayla (query) bile (örneğin yapıdaki kapalı alanların niceliği veya herhangi bir duvar elemanın dış yüzey alanı) tasarım problemine çözüm getirilmesine yardımcı olacak bilgileri size sunabilir. Bu sebeptendir ki, detaylı bir bina modeli, tasarım için ortaya konulan hedeflere ne ölçüde yaklaştığıyla ilgili devamlı bir kontrol ve yenileme sürecinden geçirilebildiği için azami faydayı sağlayacaktır.
Tam bu noktada akıllı nesneler ve jenerik araçlarla ilgili bir hatırlatma yapmakta fayda var sanırım: Piyasada Surface Modelling (3dmax, maya vs) veya Solid Modelling (Autocad, Rhino vs) modülleri içeren son derece güçlü yazılımlar var. Bu yazılımların çoğu (veya kısmi modülleri) dumb model diye adlandirilan jenerik nesneler topluluğu yaratma konusunda özelleşmişlerdir. Dumb model'den kastım şudur; örneğin 3ds max' de Polygon veya Nurbs yüzeylerle bir çatı örtüsü nesnesi modellediniz. Yaratılan bu nesne kendisinin bir çatı örtüsü olduğundan habersizdir. (Peki ala 3B bir karakterin kelini örttüğü kasketi de olabilirdi!) Üzerine atanan materyel geometrisiyle ilişkisizdir. Aslına bakarsanız o nesne bizim fiziksel olarak duyumsadığımız evrendeki hiç bişeyle ilişkili değildir :) (kendi tanımlanmış evreni ve onun kısıtları (constraints) ise mimari tasarıma destek verecek bilgiyi üretmede yetersiz kalır.) Ya da çoğunuzun daha alışık olduğunu düşündüğüm AutoCAD solid modellerinden bahsedelim: Autocad'de yarattığınız bir küp nesnesi bir çok özellik (property) barındırır: X Y Z koordinatları, bulunduğu Layer, hacmi vs gibi.. Ancak bu özelliklerin neredeyse hiç biri diğer nesnelerle kuracağı ilişki için bir kıstas oluşturmaz. Siz istediğiniz kadar kübünüzün bir kenarına pencere niyetine başka bir küp çakıştırın, o büyük küp siz onu Boolean komutları kullanarak delmedikçe pişkin pişkin sırıtacaktır. Öte yandan akıllı nesneler kullanılan bir BIM senaryosunda söz konusu küp, kendisinin bir duvar elemanı olduğunu bildiğinden, yine aklı başında bir pencereyle yakınlaşmaları sonucu böğründe usturuplu bir delik açacaktır. (bu arada "akıllı" ne kadar akla yakın o tartışılır gerçekten, "akıllı" aklıma "akıllı binalar" abartmasını getiriyor ;)
Elbette konu bundan bir miktar daha karışık ama temelini bu şekilde özetlemek mümkün sanırım. O halde siz "bu akıllı objeleri nerden bulacağız da ev yapcaz?" diye sorun ben de konuya bağlama fırsatı bulayım cevabımla: Revit'de! (ayrıca kısmi olarak Architectural Desktop'da Archicad'de Allplan'da vs.. )
Autodesk Revit Building aslında Autodesk'in stratejisine göre mimarlara hitap eden yazılımdır. Autodesk Revit, 2005 senesi itibariyle bir platforma dönüşme adımlarını resmileştirdi. Geçen baharda çıkan Autodesk Revit Strucure'la
hedeflenen disiplin İnşaat Mühendisliği idi. (özelinde ise yapısal mühendislik, yani fakültede statikciler şeklinde kalıplaşan kişiler : ). 2006 da Autodesk Revit MEP'in çıkması öngörülüyor. (Mekanik-Elektrik vb bina alt sistemlerine yönelik oalarak). Görünen o ki Autodesk elindeki bu platformu AEC sektöründeki her alanda hakim kılmaya çalışmaktadır. Ve inanın bu iyi bir haber çünkü ortak platforma ait bu yazılımlar birbirleriyle oldukça sorunsuz entegre oluyorlar!
Üzerine eğileceğimiz Autodesk Revit Building'in şu sıralar 8. sürümü piyasada (yurtdışında 8.1) olmasına karşın piyasadaki rakiplerine nazaran oldukça yeni bir ürün olması dikkat çekicidir. Lakin ilk sürümü 2000 yılı nisanında satışa çıkmıştır. Aynı yılın ağustosunda 2., Ekimde 2.1 ertesi yılın şubat ayında ise 3. sürümleri o dönemki Revit kullanıcılarıyla buluşmuştur. ve bu hızlı ilerleyişin 1 Nisan 2002 tarihine kadar sürdüğünü söylersem sanırım bugün erişilen 8 rakamını sindirmek biraz daha kolay olacaktır. Peki 1 Nisan 2002'de ne oldu? Autodesk, Revit Technologies Inc. İsimli şirketi satın aldı. (düşünebiliyor musunuz 1 Nisan'da!). Böylece Revit Autodesk'in bir ürünü olarak çok daha geniş pazarlara yayılmaya başladı. Ve nihayet bu yıl içerisinde çıkan 8. sürümüyle ismi de Autodesk ön eki ile Building son eki almış haliyle yani Autodesk Revit Building olarak piyasaya çıktı.
Revit'le ilgili bir yazının ne kadar vurgulamaya çalışsa bile yine de yeterince vurgulayamayacı bir gerçek var: Revit'le çalışmaya başladığınız zaman, düşünmeden edemiyorsunuz: kim bilir neredeydi, ne zamandı ve nasıl oldu da gerçekte ne yapmamız gerektiğini unutup ne yapmaya başladık diye; trim'lerle PLINE'larla UCS'lerle, planlarla, kesitlerle, merdivenler nasıl gösterilirle, kalem kalınlıklarıyla, onun bunun layer'ıyla, plot ayarlarıyla, photshoplara EPS'ler fırlatıp boğuşmakla, 500 solid'i union edip 500 tane de yedeğini "yedek yedek" layer'a gömmekle uğraşmaya o kadar çok alışmışız ki! 4 cephe görünüş, aman biri merdivenden geçen 2 kesit, yetmezmiş gibi blok blok tefriş kokan kat planları ve onları "çizebilmenin" uğraşı, zaman kaybı verimsizliği ... Revit "yardımıyla" tasarladığınız herşeyin alt sınırı siz oluyorsunuz. "O kadar çizdim artık değiştiremem" ler yok oluyor. Özetle çizebildiğiniz kadar tasarladığınız dönem bitiyor.
Hikaye Revit'in kurucularından Leonid Raiz ve Irwin Jungreis'in, mimari tasarım ve dökümantasyondaki en büyük verimsizliğin koordinasyonsuzktan kaynaklandığına kanaat getirip bu soruna yönelik bir sistem kurgulamalarıyla başlıyor. Ve şu anda bile Revit'in halen en önemli pazarlama noktası olan çift yönlü değişikliklere izin veren parametrik yapısı oluşturuluyor. Bu sistemle Revit içerisinde herhangi bir yerde yaptığınız herhangi bir değişiklik, tüm veritabanı içerisinde dalgalanarak her yerde yapılmış oluyor.
Autodesk Revit Building'in karakteristik özellikleri ve bunlardan temellendirilebilecek genel bir işakışı (workflow) örneğini bir sonraki yazımda işlemeyi düşünüyorum. O zamana kadar kendinize iyi bakın!