|
|
|
24 Şubat 2006 | Havalar Isınıyor
Çok da sevinemiyorum havaların ısınmasına. Soğuk, karlı, çamurlu havalar hayata yeni bir heyecan katıyordu sanki. Evimin değeri artıyor ve en önemlisi düşen insanları görüyordum.
Bayılıyorum ben düşen insanları görmeye ya... Kar yağdığı zamanlarda haber bültenlerini hiç kaçırmıyordum. MGK'dan, TCK'dan, AB'den, hepsinden önemli oluyordu sokak manzaraları. Böyle üst geçitten inerken lambur lumbur dökülen insanları görünce neşem yerine geliyor, parkeleri tepiyordum, duvarları yumrukluyordum.
Arada bir canlı izleme fırsatım da oluyor tabii. Gerçekten kaygan bir zemine rastlarsam, karşısında sote bir yere gizlenip düşen insanları izliyorum. Hele hele, kurban tam olarak düşmeyip de, haldur huldur toparlanıyosa değmeyin keyfime. Bayılıyorum bu görüntüye.
Bir keresinde Kadıköy'deyim. İşbankasının oradaki ışıklarda. 30'lu bir abi, yeşilin bitmesine 10 saniye kala biraz da hızlı adımlarla yola hamle yapıyor. Yoldan da geçen geçmiş, kimse kalmamış... Bi tek bu abi geçecek... Acele içinde topuğu tretuara bir takıyor... Of ki ne of... Hehaha! Bi insan 15 metre boyunca düşemez mi ya. Hehaha! Allahım!.. 2 metre sonra düşse bu kadar komik olmaz. Adam bütün yolu karşıdan karşıya, kafa önde eğilmiş, bacaklar bi oraya bir buraya hoppada huppada geçti ya! Hehaha. Yol bittiğinde de düşmedi, toparladı ve hiçbişey olmamış gibi yoluna devam etti. Utanmaz herif.
Abi kaldırımda toparladığı sırada bizim cephede 20-30 kişilik bi sinerji oluşmuş birbirimize bakıp bakıp kahkahalar atıyoduk. Yanımdaki teyze sonlara doğru sırtıma vurmaya başladı. Az daha gülmekten boğuluyordum.
Eskiden Handeyle çok fazla geziyoduk. O çok düşüyordu böyle, neşe katıyordu hayatıma. Dengesiz insanlar istiyorum çevremde.
|
|