|
|
|
28 Kasım 2005 | Dev Dosya, Dünya Barışı.
Üzerinde çalıştığım bir rapor için, üniversite mezunlarından oluşan deneklerimin ilki, babamın yanına gittim.
"Baba, şimdi bi soru soruyorum, lütfen samimi cevap ver. Dünya barışı mı olsun istersin, yoksa Soyak Yenişehirden 4+2 bir daire mi?". Zor bir soru sormuştum... Kafasını kaldırdı, gözlerini kıstı, biraz düşündü. 3-5 saniye sonra Soyak yenişehirdeki daireyi tercih etti.
Dayıma gittim; "Erol dayı.." dedim. (Tek dayım olmasına rağmen Erol dayı diyorum kendisine. Erol dayım o benim.) "Dünya Barışı mı olsun istersin, yoksa altına sıfır bir Passat mı?" dedim. "Passat olsun be Sedat, Dünya barışı nasılsa olur" dedi.
Annem'e gittim; "Annecim birşey sorucam " dedim. "Taşa basıyosun, ayağına terlik giy." dedi. Terlik giydim geldim. "Şimdi sor" dedi. "Dünya barışı mı istersin yoksa kendi büyük işini kurmak mı? ". Biraz düşündü, "Tutacaksa ve büyükse, kendi işimi kurmak" dedi..
Sonra abimin odasına gittim. Kapıyı tıkladım. "Gel, tamam" dedi. Kapıyı ittirdim. İki pantolon, bir kazak, üç kitap kapı arkasına sıkıştı. Devrilmiş sandalyeler, yataktan geçen kablolar, kapıdan sarkan kemerler artık beni şaşırtmıyordu. Odaya bi göz gezdirdim, bir köşeden başlayıp; diğer köşeye, yerlerdeki, koltuklardaki kıyafetlerin içlerine bakındım. Nihayet yataktaki poların içinde Mehmet'i buldum. Kalın giyinmişti. Çünkü Mehmet'in odasında ayaz vardı.
Şaka değil, Gerçekten... Mehmet'in odasında ayaz vardı. Oda o kadar soğuk ki bir keresinde Mehmet mutfağa dalıp odasında her an yağmur yağabileceğini, odanın kendi hava olaylarını gerçekleştirdiğini söylemişti.
"Çok vaktini almayacağım. Dünya barışı mı, 50 milyar nakit mi" dedim. "Kaç yıl Dünya barışı" dedi. "İşte şimdi süregiden tüm savaşlar duracak" dedim. "Dünya barışı" dedi. "İnsanlar ölüyor" dedi. Gözlerim ıslandı. Odasına bir damla yaş bıraktım ve dev raporumu sonlandırdım.
Türkiye'deki insanların %75'i yılbaşında, yıldız kaydığında, kadir gecesinde veya dört yapraklı yonca bulduğunda Dünya Barışını dilemiyor, dilediklerini iddia etseler de yalan söylüyorlardı.
Türkiye'deki insanların %75'i yılbaşında, yıldız kaydığında, kadir gecesinde veya dört yapraklı yonca bulduğunda Dünya Barışını dilemiyor, dilediklerini iddia etseler de yalan söylüyorlardı.
|
|