> Perspektif
> Dialog
> Etkinlik Analizi


Bölüm Editörü
Uğur Şeker



  Mimar Feed











 
Can Tanyar
 
cantanyar@gmail.com


İMKANLAR 23 Ekim 2006

Bahar aylarında, motorla Üsküdar'dan Beşiktaş'a geçiyordum. Saatlerin ileriye alınması ve havaların artık ısınmasıyla İstanbul'da bahar başlangıcında dışarıda oturmak gerek dedim. İstanbul'u gece güzel binaları sarı ve beyaz tonlarıyla ışıklandırılmış haliyle izlerken gözüm her zamanki gibi Taşkışla'ya gitti. Orada biraz tepede yalnız duruyordu sanki. Önünde küfür gibi dikilmiş felaket (adını söylememe gerek yok herhalde), Taşkışla'nın sade güzelliğini tamamen algılamamı engelliyordu. Yine de benim için oradaki tüm binalardan ayrı duruyordu. Bana bir kimlik katıyordu, yanımdaki arkadaşlarıma 'İşte benim okulum,' dedim. Bazı sabahlar gitmek istemiyorsam da, ödevler çok olduğunda söyleniyorsam da, ondan mezun olmak uğruna uykusuz geceler geçiriyorsam da biliyorum ki bunların yanında aklımda birçok güzel hatıra kalacak. Ne de olsa Taşkışla, hayatımla bir şeyler yapabilmek için, kendime yer edinmek için benim umut kaynağım. Eğer Taşkışla bizim için bir ayak bağı değil de umut kaynağı ise niye onun bana sunduğu tüm fırsatlardan yararlanmıyorum diye düşündüm kendi kendime. Elimizde olmayanlar için yakınıp dururken aslında elimizin altında olanları fark etmiyoruz. Bunu normal karşılamak gerek belki de, çağımız istediğimiz her şeyi (gerçekten gerekli olup olmadığı tartışılır) elde etmediğimizde söylenip şikâyet etme çağı, elindekilerle yetinip bizden daha kötü durumda olanları düşünme çağı değil.

Son yıllarda dünyadaki insanlara yardım için bir sürü yeni kampanya başlatıldı hem Türkiye'de hem dünyada. En fazla dikkat çeken Make Poverty History'di, bir sürü konser düzenlendi, çok ünlü grup ve şarkıcılarla, hiç değilse o sırada gerçekten insanların ve devlet adamlarının ilgisini çektiler, yine de 1 yıl sonra pek bir şey değişmiş gibi görünmüyor. Zaten bunun etkileri uzun vadede görünür, eğer etkisi olacaksa. Bu tür kampanyalar bize sadece dünyanın çeşitli yerlerindeki sorunları hatırlatmıyor, aynı zamanda bize ne kadar şanslı olduğumuzu hatırlatıyor. Hatta ayrıca bize bir görev yükleniyor. Şimdi ben gidip herkesi kurtaralım falan demiyorum, gaza getirmeye çalışmıyorum. (Bu noktada 'Memleketi sen mi kurtaracan Selo' geliyor aklıma). Sadece arada sırada hayatımıza bakıp neye sahip olmadığımız için yakınmak yerine, nelere sahip olduğumuzu düşünüp ne kadar şanslı olduğumuz hatırlamak gerekiyor. O zaman göreceğiz ki hayat daha değerli ve daha anlamlı hale geliyor.

 


  Taskisla.net'in gelişimi için siz ziyaretçilerimizin yorumları çok değerli.
Lütfen aşağıdaki formu kullanarak yazı hakkındaki fikir/eleştirinizi
taskisla.net ekibine ve yazara gönderiniz.

Ad Soyad: E-Mail: 
Yorum:
 
   

Yukarı  |  Önceki Sayfa




Best viewed in 1024*768 resolution. Click here to learn what resolution you're using.

advancity