> Perspektif
> Dialog
> Etkinlik Analizi


Bölüm Editörü
Uğur Şeker



  Mimar Feed











 
Öykü Gürpınar
 
lucky_her@hotmail.com


İKİ ŞEHİR ARASI STAJ MOLASI 15 Ağustos 2006

Üniversiteye girdik, okula alıştık, şehri sevdik, finalleri verdik, bahar şenlikleriydi,eve çıkmaydı derken ilk sene bir kurabiye gibi gözlerimin önünde ufalanarak geçti. Tadına doyulmaz bi kurabiye hem de... Sonunda İzmir'e döndüğümde "Bakalım bu sene neler öğrenmişim?" terazisine koyulacak yeni bir sınavım vardı: İzmir Büyükşehir Belediyesi stajım..

Kulağımda o ana kadar dinlediğim yakınlarımın stajları hakkındaki tecrübeleri ile İBB'nin kapısından girerken özellikle yoğun bir dönemde, yani İzmir'in yeni çıkan yasa üzerine Nazım İmar Planı yenileme projesinin zirveye ulaşacağı Temmuz 2006'da staj yapacak olmamdan memnundum. Çay taşımak, fotokopi makinesiyle haşır neşir olmak, kıdemli belediye üyelerinin kullanamadığı bilgisayarda Word ve Excel ile boğuşmak istemiyordum. İş tekniğini görmek istiyordum, birkaç yeni kelime öğrenmek, birkaç pafta kurcalamak veya en azından "Bir planlamacı bütün gün iş yerinde ne yapar?"
sorusuna bir cevap..

Evet soruma bir cevap aldım. Belediyede çalışan bir planlamacının bütün gün yaptığı işler sırasıyla şöyle: İşe varır varmaz hemen kocaman bardaklarda çaylar alıp kahvaltı etmek, öğlen arasına kadar klasörler dağının arkasında çok yoğun bir çalışma içinde görünüp aslında pek verimli bir şeyler yapamamak, öğlen arasından sonra masanın başında orta şekerli bir türk kahvesini yudumlarken elindeki evrakı evirip çevirip değerli bularak stajyerlerden fotokopisini istemek... Tüm bunlar olurken de sizinle konuşmak isteyen herhangi birini başını kaşıyacak vaktinizin olmadığını söyleyerek savuşturmak..

Belki de ben abartıyorumdur, çoğunlukla abartırım, ama gerçekten de staj süremde en hayalkırıklığı yaratan gözlemim buydu. Hepsi de iyi üniversitelerden mezun bu planlamacılar, yıllar geçtikçe belediyenin miskin ortamında planlama üzerine olan eğitimlerinden sürekli bir şeyler yitirmiş ve şimdi İmar Planı için yazılan teknik bir raporu en az 3-4 kez düzeltmeden doğruluğundan emin olamıyorlar. Her yapılan işin tekrarlanması, bir daha üzerinden defalarca geçilmesi, her seferinde yeni hataların tespit edilerek düzeltilmesi gerekiyor. Bu işte Belediye anlayışı!

Peki stajyerler bu durumda ne yapıyorlar? Zaten "aşırı yoğun" bir şekilde çalışmakta ve İmar Planını Belediye Meclisi'ne yetiştirmeye çabalamakta olan planlamacıların 7 stajyere verdiği tek iş de bu: Talepler paftasının düzenlenmesi. Çay,kahve taşımaktan veya fotokopi çekip harita taramaktan bahsetmiyorum-onları elbet birileri yapıcak, bu durumda stajyerlerin olması gayet normal. Benim içime oturan, bize herhangi bir görev verilene kadar bir masanın etrafında 7 kişi sıkışarak oturup çay kahve içerek muhabbet etmemiz..

Daha sonradan kendisi de belediyenin bir çalışanı olan annem ve arkadaşlarına tüm bunlardan yakındığımda 2 farklı sonuç çıkardılar. Bir kısmı, "Burası belediye,burda böyle. Staj dediğin malesef böyle bir şey Öykücüm." derken bir kısmı da "Bu senin elinde olan bir şey. Onlar sana iş vermeseler bile senin onlara gidip sorular sorman, yaptıkları işlerin içeriklerini öğrenmen, bilmediğin merak ettiğin her şey hakkında bir şeyler kapmaya çalışman, kısacası stajını verimlileştirmeye çabalaman lazım." diye yorum yaptı.

Bu benim staj hikayem, elbette farklı insanlar farklı şeyler yaşamış da olabilir. Ama o kadar çok arkadaşım stajları hakkında aynı şeyleri söylüyor ki durup düşünmek lazım. Belki ben atak bir insan olabilirim ve bilmediğim, nedenini öğrenmek istediğim şeyleri sorgulayan biriyimdir. Stajımı verimli kılabilir, belediyede geçirdiğim saatleri boşa harcamak yerine pafta karıştırıp, gerçekten birkaç kelime öğrenebilirim. Ama içine kapanık bir öğrenci ne yapmalı? Belki de öğrenmek için gösterdiği çaba, ona belediye stajında ona yetmeyecektir. Ayrıca varlığından haberdar bile olmadığımız, öğrenmediğimiz o kadar çok şey var ki! Daha ilk sınıftan staj yapmamız konusunda bizi destekleyen, hafiften de buna itekleyen eğitim görevlileri aslında bunun henüz erken olup olmadığını ne kadar sorguluyorlar?

Tüm bunları bir kez yaşayan ve bir daha aynısını deneyimlemek istemeyen bir üniversiteliyi "naylon" staja iten sebepler nasıl engellenebilir? Bu stajın aslında bizim için önemli bir iş tekniği öğrenme aşaması olması gerekmiyor mu? Peki staj verimliliği nasıl sağlanabilir? Bu konuda suç öğrencinin isteksizliği mi iş yerinin yetersizliği mi? Staj sürelerinin uzatılması verimliliği arttırır mı ki? Bu soruları kimler soruyor, kimler ne cevaplar veriyor?

Tatil bitti bitiyor. Ama ne de güzel oldu bu, biri doğduğum, diğeri okuduğum

iki şehir arasındaki yolculuğum. Araya da sıkıştırdım bir staj molası.
Keyfime de diyecek yok!


  Taskisla.net'in gelişimi için siz ziyaretçilerimizin yorumları çok değerli.
Lütfen aşağıdaki formu kullanarak yazı hakkındaki fikir/eleştirinizi
taskisla.net ekibine ve yazara gönderiniz.

Ad Soyad: E-Mail: 
Yorum:
 
   

Yukarı  |  Önceki Sayfa




Best viewed in 1024*768 resolution. Click here to learn what resolution you're using.

advancity