| BUHARLAŞMADAN 3 DK ÖNCE |
23 Mayıs 2006 |
Bir hışım elime aldığım klavyeyi mürekkebe bulayıp monitöre bişeyler yazmazsam ortadan
üçe bölüneceğim az sonra..
İnsanların ruhlarının cacığa dönüştüğü bu kentte yaşam gitgide jöle kıvamına geliyor.
23 yıldır havasını soluduğum gökyüzü hiç bu kadar mavi olmamış mıydı gerçekten?
Sabah kalktım, 20 yıldır aynı yerde duran durak yerinde yoktu.
Üst geçitin tek bacağı kesikti,
yayalara 'bakın kardeşim çarenize, iyi alıştınız rahata..aaaa!' der gibiydi...
Zor zahmet karşıya geçip otobüse bindim. oleey!.
Şu aralar en favori rekreasyon alanım haline gelen süpersonik, çift katlı otobüsler de olmasa; buharlaşmak üzereyim (mp3 playerıma saygılarla...).
Okula 20 dakika uzaklıktaki evimden, iki buçuk saatte okula ulaşmayı başardım.
Çünkü sevgili halk, Osmanbey Caddesinde miting yapıyordu, yol kapalı.
Pekiii.. Pes etmiyoruz.. Yürüyoruz metroya..
Gezi çıkışı..ve işte Taşkışla!
Zafer!
Aslında girişteki siyah bantları göğüsleyerek girmek istedim içeri, turnikelerden değil!
Sonra düşündüm kısa bi süre:
Biz mimarlık öğrencileri ne iş yaparız?
Uygulama projesi, bi de uygula-ma projesi yaparız.
Gider bir arsa buluruz. Potansiyelleri saptarız.
Mimar ağzıyla analiz yapar, tasarıma geçeriz.
Sonra makettir, kahvedir, çizimdir karıştırır bi teslim geçiririz.
'Günler 36 saate çıkarılsın imza kampası' başlatmaya neden olur teslimler..
Teslim geçer.. Herşey biter...
mi?
Bu arada eldeki pafta ayrı söyler, sokaklar başka söyler!
20 cm olması gereken kaldırımlar, yüksek atlama için idealdir.
İstanbul'un %80'i gecekonduda yaşarken, ülkemize gelen şaşkın erasmuslu sorar:
'Metronun olduğu yere o gecekonduları nasıl yapmışlar?'
Biz de deriz ki: Metromuz dağ, gecekondular bağ...
Taksime döşenmiş granitler vıcık cıvık ayağımıza dolaşır.
O sıra bizim paftalarda uçan kaçan binalar mı vardır, bilinmez..
Amacımızı geçtim de, sonucumuz ne acaba?
Modern mimarlar olup, devekuşu modunda modellenmek mi?
Mimarlığı kullanarak, rahat yaşama çözüm getirmek için ne zaman kasacağımızı merak ediyorum!
Umarım yol yorgunuyumdur, yada fazlasıyla kıl biriyimdir de,
abartıyorumdur bu konuyu...
En iyisi, gidip kendime bi kahve yapayım, yada bundan sonraki hayatımı 50cmlik kaldırımların
düzeltilmesine adayayım..
Evet.. Güzel fikir!
Pelerinimi getirin!
Telefon kulübesi olan varsa da, bana ulaştırsın!
|