Bölüm Editörü
Sedat Bayrak



  Mimar Feed











 
Beril Alpagut
 
alpagutm@itu.edu.tr

BÜTÜNLEŞİK TASARIM ÜZERİNE... 05 Ocak 2006

Bir diğer Taşkışla.net yazarı Çiğdem'in geçen haftalarda yayınlanan yazısında değindiği bütünleşik tasarım konusuna kendi gözlemlerim ve deneyimlerim doğrultusunda birkaç şey eklemek istiyorum bu haftaki yazımda. Bütünleşik tasarım, uzun süredir sıcaklığını koruyan konulardan biri olan  mimarlık eğitiminin sorgulanmasında önemli bir yer teşkil ediyor. Konuya aynı bakış açısıyla ve fakülteler arasındaki kopukluğa da değinerek bakmanın, problemin büyüklüğü konusunda bizi aydınlatacağını düşünüyorum.

Kısa süreliğine de olsa deneyim kazandığım İnşaat Mühendisliği Bölümü ile çift anadal programında, başlangıçta duyduğum, disiplinlerarası eşgüdümlü bir çalışma yürüteceğim heyecanının aksine zaman ilerledikçe ve fakültelerarası kopukluğu yaşadıkça kendimi "arada" kalmış ve ne oraya ne buraya ait hissederken buldum. Meslek hayatları boyunca birlikte çalışacak ve aynı dili konuşması gereken mimar ve mühendisler birbirlerini anlamak bir yana anlam vermeye çalışmıyorlar bile sanırım. Eğitim hayatı süresince birbirlerinden bi'haber olarak yetiştirilen öğrenciler, ortak çalışmalarda bulunmadıkları ve kendi fakültelerindeki disiplinlerarası derslerin yoğunluğunun çok az olması nedeni ile bence baştan başarısızlığa ve zorluğa sürükleniyorlar. Bazen ortaya, 4. sınıfta okuyan ve mimari proje okumayı bilmeyen inşaat mühendisliği öğrencileri ya da mimari proje bitirme jürisinde yapı statiği kürsüsünden hocaların "Bu okulda statik öğretilmiyor mu yahu?" diye kendi kendilerine sitem etmeleri gibi trajıkomik durumlar çıkıyor.

Mimarlık hiç şüphesiz bir bütünlük çalışmasıdır.  Disiplinlerarası bilgi yoğunluğu gerektirir. Bugün, sadece bir dönem uygulama projesi alınan bir mimarlık fakültesinde, öğrencilerin projelerinin uygulama detaylarının yanısıra elektrik, mekanik ve statik bilgi düzeylerindeki yetersizlik çok açık. Kuşku götürmezcesine 4 yıllık bir mimarlık eğitiminde ne kadar bilgi depolaması yapılması gerektiği tartışılmamalıdır. Bence tartışılması gereken, 4 yılda öğrenciye verilen mimarlık disiplininde, fakülte içi ve fakültelerarası bölümlerle yapılabilecek eşgüdümlü çalışmalar ve bunların doğuracağı yığılarak ilerleyen bilgi birikimidir. Birlikte ve uygulamalı yürütülen derslerle öğrenciler teoriden kurtularak, kendilerine daha güvenli birer meslek adamı olabilirler.

Okulumuzdaki eğitim anlayışında benimsenen seçmeli dersler ile kollara ayrılma uygulaması bence en doğru kararlardan biri. Fakülte içi ve fakültelerarası kopukluğu gidermek için de uygulanabilecek bu sistemin kopukluğu giderip, öğrencilerin birbirlerini ve birbirlerinin meslek anlayışlarını daha iyi tanıdıkları bir ortam yaratılabileceğini düşünüyorum. Uygulama projesiyle uğraşan mimarlık öğrencisinin tasarladığı ofis binasının HVAC sistemleri konusunda makina fakültesindeki arkadaşına danışması, aydınlatma projesi yapan bir elektrik mühendisi öğrencisinin, taşıyıcı sistem yüzünden zorlandığı noktalarda inşaat mühendisi arkadaşından feragat edebileceği noktaları öğrenmesi, hiç şüphesiz bizi meslek hayatına daha hazır hale getirecektir.

Ben her zaman daha iyiye, güzele ulaşabilmek için önce kötünün, çirkinin doğru tespit edilmesi gerektiğine inanırım. Bugün yanlış giden birşeyler var; umarım doğru tespit edebilmişimdir.

Herkese "iyi" yıllar....

 


Yazarın tüm yazıları  |  Yukarı  |  Önceki Sayfa




Best viewed in 1024*768 resolution. Click here to learn what resolution you're using.

advancity