| BENİM EVİM |
31 Aralık 2005 |
Önce Bina ve Yapı Bilgisi Anabilim Dalları'nın uyumsuz çalışmaları, fakülte programındaki aksaklıklar ve mevcut durumdaki öğrenci psikolojisi üzerine bir yazı yazacaktım. 2-3 sayfayı doldurdum da. Sonra baktım anlatacaklarımın sonu yok, bu konuyu farklı bir dosya şeklinde yayınlamak için taskisla.net ekibine iletmeye karar verdim. Şimdi ne zamandır anlatmak istediğim içimde kalmış bir konuya değineceğim. Evimden bahsedeceğim sizlere.
Hızla konuya giriyorum;
Şimdi Koşuyolu'da oturuyorum ben. Avrupa yakasında oturanlar genelde bilmezler Koşuyolu nerede. Onlar için sadece komik isimli bir mahalledir ve karşıdadır. Bir "karşı" vardır ve karşıdaki her yer o "karşı"dadır. - Sedat nerede oturuyormuş? - Karşıda... - Nerede? - İşte karşıda...
Bana da sorsalar, Bakırköy de uzakta, Beylikdüzü de. Zaten Ataköy ve Bahçelievler de onların yanında, uzaktalar.
Neyse, ben Koşuyolu'da, değişik, oldukça eğimli bir ara sokakta oturuyorum. Buna rağmen çok ilginç bir şekilde Avrupa yakasına giden en kısa ve hızlı yol bizim sitenin önünden geçiyor. Yani neredeyse kapıdan çıktığımda sokakta biraz beklesem okula giden bir-iki kişi bulabilirim. Zaten geçtiğimiz yarıyıl çok rahat ettim. Hergün Ceren kapının önünden geçerken beni aradı, "Sedat çıksana" diye. Ben de çıktım ve okula geldim. Özel şöförüm olsa bu kadar rahat olmazdı. Uğur olsun, diğer arkadaşlarım olsun, kim benim evimin önünden geçse bi arıyolardı "Sedat karşıya geçeceğin var mı" diye. Ben de tamam 3 dk içinde geliyorum deyip 20 dakka sonra iniyodum.
Ama benim asıl anlatacağım konu bu değil. Bizim sokaktaki güvenlik organizasyonundan bahsetmek istiyorum ben.
Şimdi oturduğum yer çok da nitelikli ve lüks bir konut değil. 90'lara doğru yapılmış ortahalli 5 bloktan oluşan bir site. Geceleri güvenlik kulübesinde yazık bir amca oturuyor. Sokaktaki tüm siteler de bu ayarda.
Gece 2'de örneğin, aşağıdan yürüyerek sokağımıza girdiğinizde ilk sitedeki güvenlik görevlisi sizi görünce düdüğünü çalıyor. Siz yukarı çıktıkça tüm sitelerin güvenlikçi amcaları sırayla düdüklerini çalıyor. Siz sokaktan çıktığınızda son düdük de çalınıyor ve sokağın boşluğu tüm güvenlikçilere teyit edilmiş oluyor.
Eğer bir siteden içeri girerseniz haliyle bir güvenlikçi amca düdüğünü çalacak kimseyi göremiyor. Düdükler durduğunda anlıyorlar ki sokağa giren biri bir yerde yok olmuş. Düdüğün durduğu yerdeki güvenlik görevlisi bu kişinin site mensubu olup olmadığını teyit ediyor, yabancıysa takip ediyor vs.
Bu kadar az kişi bu kadar geniş bir siteler topluluğunu bu kadar akıllıca koruyabilir. Harika bir organizasyon...
Şimdi birşey daha...
Ben yürüyen merdivenlerden inerken durup bekleyen insanlara gıcık oluyorum. Güzel kardeşim, siz yolda yürürken arada durup bekliyor musunuz? İnen merdivende niye duruyosunuz? Sanki sabit hızda ilerlemek zorundasınız... Merdivenden çıkarken durmanız mantıklı. Çünkü yükselmek için ayrıca bir efor sarfetmek zorundasınız. Ama inerken durmayın tamam mı? Siz de inin. Aynı şey metrodaki yürüyen yollarda da geçerli... Binip duruyor adam... Şişli'de kaldırımda yürürken de dur tamam mı? Arada dur böyle sağa sola bak. Hayret birşey.
|