Bölüm Editörü
Sedat Bayrak



  Mimar Feed











 
Hasan Cenk Dereli
 
http://pembenoktalaryesilcizgiler.blogspot.com | c.dereli@gmail.com

23 NİSAN 04 Nisan 2006

Bazı şeylerin olabilmesi için başka şeyler tarafından öncelenmeleri gerekiyor bazen.
Etki-tepki.
Umutsuzluk içindeyken umuda boğulmak da böyle bir nedeni gerektiriyor, en azından benim için.

Yine herşeyden bıkmış, tamamen sıkılmışken; beni bu durumdan kurtaran iki şey oldu.

1.  Biriyle tanıştım. Hayatını, sevgisini sonuna kadar yaşamak isteyen, bunun için geldiği yere geri dönmeyi dahi düşünen biri. Hayatını bir şehre rağmen değil, bir şehirle yaşamayı isteyen, geldiği şehri kendi dışında birşey gibi görmeyen, onu bir parçası sayan ve o şehri maddesel varlığı, kurgusu, yaşayışı ve yaşayanlarıyla bir gören biriyle tanıştım. Şu anda yaşadığı bu şehrin somurtturma propagandasına inat gülmek isteyen ve bunun arayışında olan biri. E tabi ki bir İzmir'li o. Şehrin sakinlerinin aksine, şehre inat hayatın mutlu yanına küsmemeye direnen biri.

2.  Dans ettim. Cuma gecesi Kangroove grubunu dinleyerek deliler gibi oynadık. Kopuşlar, aydınlanmalar ve kendine gelmeler ile büyük enerji sarf edişleri, eğlence ve endorfin hormonunun kesin bir bağlantısı var. Tavsiye ederim. Ki zaten Kangroove'u bir aksilik olmazsa Taşkışla Bahar Şenliği'inin son günü kapanış grubu olarak izleyeceğiz ve hep beraber dans edeceğiz. Yerinde durup somurtmak isteyenleri de rahat olmaya, ve en azından sadece sallanmaya davet ediyorum.

Gelişme:

Okulda ne kadar da sıkılıyoruz değil mi? Herkes tasarım yaparken o kadar kıvranıyor ki aslında bunun eğlenceli birşey olabileceği bile aklımıza gelmiyor. Bir düşünsenize renkli renkli kalemler, orasından burasından çekiştirerek şekil vermekte kullandığınız bilgisayar programları, boyama programları vs., kesmek yapıştırmak maket yapmak, çizmek, bükmek. Tüm bunların çok eğlenceli olması gerekmez mi? O kadar gerginiz ki. O kadar sıkılgan.

Projeye birşey yaptın mı?
Hayır yapmadım.
Ohh ben de yapmadım bişi. İyi iyi..

Gerginliğimizin azaldığı anlardan bir tanesi yukarıdaki bu diyalog. Birbirinin azlığı üstünde rahatlayan iki aklın daima azalmaya mahkum, yaratıcı varlığı. Bize ne oldu, bize ne yaptılar, ya da yapamadılar da böyle olduk.

Sanki hiç çalmayacak zilleri bekler gibiyiz. Lisedeki gibi gir çık yap getir demeleri arıyoruz. Ama hiçbir zaman bulamayacağız...

Sonuç:

Neyse.
Bugün 23 Nisan, bir umudun başladığı gün. Sedece bir insan için değil bir ulus için bir haykırış günü.
Tüm bunları şunun için yazıyorum.
Hayatın neşesine, tüm kötü olan şeylere karşı yaratmanın eğlencesi ve iyiliğine odaklanıp yeni birşeyler yaratamaz mıyız?
Öncü olamaz mıyız?
İtü en iyi mimarlık fakültesiymiş. "Neye göre?" diye düşünüyorum bunu duydukça. Ben içinden çok farklı birşey göremezken dışarısı ne görüyor acaba. E tabi şöyle birşey de olabilir. Dışarısı o kadar kötü durumda olabilir ki, bulunduğumuz yer oradan iyi görünebilir. Ama biliyoruz ki var olan potansiyeli kullanmıyoruz ve en az nasıl kullanırız diye de uğraşıyoruz.

Artık birşeyler yaratsak diyorum. Eğlensek keyiflensek zevk alsak?? Hiç fena olmaz değil mi..

(üstteki iki nedenden önce, bir yazı yazmıştım sıradaki yazı olsun diye, zehir zemberek, umutsuz, uğursuz bir yazı. İki nedenimden sonra ise daha olumlu birşey yazmaya karar verdim. Ama yine de bu yazının sonuna o yazının sonunu ekliyorum. Yazının tümünü Blog uma ekleyeceğim)

* Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmuş, boş konuşan, işlerine geldiği için
anlamsızlığı pompalayan, umutları umutsuzluğa mahkum eden, hevesleri kurutan, gülümsemeyi unutturan, karşısındakini bir an için düşünmeyen, her an kendi CV sini düşünen, avludaki ıhlamurların yeni yaprak açışlarını görmeyecek kadar kör, akşam sessiz avluyu duyamayacak kadar sağır ve tahammülsüz, kendini birşey sanan ama hiçbirşey olmayan Taşkışla içindeki insansı "hiçlere" lanet olsun. Burda hakkım varken ancak sözüm buraya yeter. İlerde tükendiğimde, daha çok hakka sahip olduğum bir konumda olursam bu paragrafın sonunu, hakkın genişliği oranında değiştirip mezar taşıma yazdırırsınız.


Yazarın tüm yazıları  |  Yukarı  |  Önceki Sayfa




Best viewed in 1024*768 resolution. Click here to learn what resolution you're using.

advancity