Bölüm Editörü
Sedat Bayrak



  Mimar Feed











 
Hasan Cenk Dereli
 
http://pembenoktalaryesilcizgiler.blogspot.com | c.dereli@gmail.com

OHH! 800 YTL 23 Şubat 2006

Geçtiğimiz hafta içerisinde Taşkışla'nın çeşitli yerlerinde, "sizinle konuşmuş muyduk" diye soran, ellerinde formlarla dolaşan birilerini görmüşsünüzdür. Bir bankanın kredi kartının tanıtımını ve satışını yapan bu ısrarcı arkadaşlarla, ben birkaç defa karşılaştım. Her seferinde de onlardan kurtulmak için baya bir zaman harcadım.

İstemiyorum dememe rağmen, başka bir karta ihtiyacım yok dememe rağmen, ben bunları dün de diğer arkadaşınızdan dinledim dememe rağmen hiçbiri vazgeçmedi ve yeniden ve yeniden ve yeniden kartı, bankayı ve kartın sağladığı imkanları anlattılar.

Bu köşe kapmaca yeterince can sıkıcıydı. Tabi ki burda suç, form doldurtma işlemini yapan tanıtımla görevli arkadaşta değil. Sonuçta bu onun işi, belki de sattığı kart kadar para kazanıyor. Onun tavrını anlamak bu yüzden o kadar zor değil. Anlamakta zorlandığım şey şu:

Onları fakülte hangi koşullarda içeriye alıyor?
Fakülte içerisinde bir ürünün promosyonunun yapılması hangi koşullara bağlı?
Taşkışla'da düzenlenen meslek fuarı gibi organizasyonlar nasıl fakülte tarafından değil, Rektörlük tarafından organize ediliyorsa; bu promosyon faaliyeti de yine rektörlüğe bağlı olarak tüm İTÜ 'de mi yapılıyor?
Bu tanıtım hakkının bir bedeli var mı?
Varsa bu gelir biz öğrencilere nasıl yansıtılıyor?
Müşteri olmamızın, onca dil dökmelere, "ürünümüzün bu özelliğini biliyor muyudunuz" reklamlarına katlanmamızın karşılığında kazandığımız nedir?

Benim gördüğüm kazanç:

800 YTL lik bir ek bütçe, ve daha çok tüketme imkanı, daha çok geri ödeme yükümlülüğü, sonra yine daha çok tüketme imkanı, sonra yine...

Daha fazlası olmalı değil mi ?

TBMM'de kredi kartları borçlarından dolayı oluşan sıkıntıyı ortadan kaldırmak için yasa tasarısı çalışmaları sürüyor.

Bir polis memuru nöbeti sırasında şakağına sıktığı tek kurşunla; kredi kartları borçları nedeniyle intahar ediyor.

Ülkede bunlar oluyor; duyan gören anlayan akıllar biliyorlar.

Kredi kartları ekonomi için para kadar önemli bir araç. Kullanılmalı. Ama bence şeker gibi her köşe başında dağıtılmamalı. İhtiyacı olan, kullanmak isteyen, kullanabilecek, geri ödeyebilecek olan, kart için gidip kendi başvurmalı.

Bir kredi kartına kaza eseri de olsa sahip olduktan sonra, ondan kurtulmak da oldukça zor. Kartı kullanmasanız da ödemek yüyükmlülüğünnde olduğunuz kart bedelleri, geciken ödeme bildirimleri sonucu cezalı ödemek zorunda kaldığınız borçlarınız.

Tüm bunları düşününce, kartları satan insanların ısrarları daha da dayanılmaz oluyor. Eğer bir kere istemiyorum diyorsam ısrarın yararı nedir?

Neyse.
Dikkatli olmalı.


Yazarın tüm yazıları  |  Yukarı  |  Önceki Sayfa




Best viewed in 1024*768 resolution. Click here to learn what resolution you're using.

advancity